Yönetmen Jean-Pierre Jeunet, 22 Yıl Sonra Fransız Amélie Karakterinin Gerçek Kimliğini Açıkladı

Merhabalar. Hepimiz Amélie filmini izlemiş, izlemediysek bile bu masum ve sıra dışı karakteri yakından tanırız. Amélie sevimli görünümü ve kendine has tavırları ile Fransız sinemasında önemli bir yer tutar. Bu içerikte filmin yönetmeninden 22 yıl sonra onun kim olduğu itirafının gelmesiyle birlikte karakter hakkında bütün düşüncelerimiz değişti. Sizin de değişecek!

Detaylar içerikte!

Yaklaşık 22 yıl önce büyüleyici ve sıra dışı Amélie Poulain romantik komedi filmindeki masum karakteriyle hayatımıza girdi.

Jean-Pierre Jeunet’nin ünlü filmi “Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain” (Amélie) geniş çapta olumlu eleştiriler aldı ve bir Fransız filmi için en büyük uluslararası başarılardan biri oldu. Hatta film Türk seyirciler tarafından oldukça çok beğenildi.

2001’de Fransa’daki en yüksek hasılat yapan film olma özelliğini taşıyan Amélie olay örgüsü alaycı ve fantezik kurgusuyla geniş hayran kitlesi olan bir film.

Ancak filmin yönetmeni Jean-Pierre Jeunet, Amélie’nin gerçek hikayesini yayınladığı Amélie: The Real Story” adlı 6 dakikalık kısa filminde büyük bir bomba etkisi yaratarak ortaya çıkardı: Amélie bir zamanlar tanıdığımızı sandığımız iyi kalpli garson değildi.

Kısa film, Jeunet’nin sırrı açığa çıkarma zamanının geldiğini anlatan konuşmasıyla başlıyor. Kısa filmde Fransız oyuncu Audrey Tautou tarafından canlandırılan Amélie’nin casusluk teknikleri ve siyanürlü krem brule hazırlamak gibi “sinsi” planları, filmin ikonik sahnelerinin yardımıyla deşifre ediliyor.

Jeunet, 2004’te başrolde yine Tautou’nun yer aldığı Kayıp Nişanlı’yı (Un long dimanche de fiançailles), 2009’daysa komedi filmi Micmacs’i çekmişti. Her ikisi de ilgi görmüştü ancak hiçbiri Amélie’nin ulusal ve uluslararası başarısının yanına bile yaklaşamamıştı.

Hatta yönetmenin 2013’te Amerikalı yazar Reif Larsen’in “The Selected Works of T.S. Spivet” adlı eserinden uyarladığı filmi beğenilse de izleyiciyi çok çekememiş ve yönetmen gelecek projeleri için yatırım bulmakta zorlanmıştı.

Yeni kısa film, Amélie Poulain’ın yönetmeni için de ne kadar özel bir karakter olduğunu gösteriyor. Bu da artık Amélie’nin büyük kahverengi gözlerine bir daha asla eskisi gibi bakamayacağımız anlamına geliyor. Şimdi onun bir Sovyet ajanı olduğuna alışmak zorundayız.

Siz genel olarak film hakkında ve karakterin ajan olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir